Peki regl döneminde duş alınca o sıcak su bazen rahatlatıyor ya, deniz suyunda bunun tam tersi olabileceğini düşündünüz mü? Soğuk su kasları daha çok kasabilir mi acaba? Belki de sancıyı artırmasının sebebi buradan geliyordur. Deneyimleyen oldu mu?
Şunu eklemem lazım: Deniz suyu çok tuzluysa, uzun süre içinde kalıp çıkınca vajinal kuruluk yapabilir mi? Tam tersi gibi düşünülüyor ama bazı denizlerden sonra ekstra kuruluk hisseden var mı? Sadece bende mi oluyor bu?
Regl döneminde tamponsuz denize girerken aklıma takılan şey şu: Deniz suyu, vajinal mikroflora üzerinde etkili olabilir deniliyor ama buna bir de o denize kimyasal karışmış olma ihtimalini eklemek gerek. Mesela sahil yakınında tekneler varsa, yakıt sızıntısı ya da çevrede bir fabrika deşarjı gibi durumlar suyun doğal dengesini tamamen bozabilir. Bu tarz bir kirliliğe maruz kalmak daha fazla risk yaratıyor olabilir mi?
Tam bir soru: Tampon kullansan bile deniz suyunun içine giren ve çıkan sıvıyı yüzde yüz engellemesi mümkün mü? Yani suyun bir şekilde içeriye ulaşması zaten kaçınılmaz değil mi? Bu durumda tampon sadece “hijyenik görüntü” için mi kullanılmış oluyor, koruma işlevi ne kadar?
Tamponun su geçirmez bir bariyer oluşturması mümkün değil zaten ama asıl işlevi kanın dışarı sızmasını önlemek. Buradaki kritik nokta, deniz suyu içindeki bakterilerin ya da kimyasalların tamponla rahim içine daha kolay taşınıp taşınmadığı. Çünkü tampon ıslanıp şiştiğinde, bakteriler için uygun bir ortam haline gelebilir. Bu yüzden tamponu denizden hemen sonra değiştirmek şart gibi duruyor. Bunu yapan var mı?
Peki bir şey soracağım, denizden çıktıktan sonra hemen tampon değiştirmek tamam da, o ara deniz suyunun içeri kaçırdığı bakteriler ne oluyor? Yani tamponu alıp attın diyelim, içeriye bulaşmış olanı temizlemek için ekstra bir şey yapmak gerekiyor mu? Yoksa o da doğal yolla atılıyor mu? Bu kısım hep muamma gibi geliyor bana.
Şöyle bir şey var: Deniz suyu durgun değilse, yani dalgalı bir ortamdaysanız tampon da kullanmıyorsanız, su akışı zaten içeri bir şeyler taşırken aynı zamanda temizleme etkisi de yapıyor olabilir mi? Tampon suyu hapsedip mikrop üremesine ortam sağlarken, tamponsuz belki de suyun sürekli değişimi riski azaltıyordur? Tabii durgun ve kirli bir denizse başka konu.
Deniz suyunun dalgalı olması tamam ama sıcaklık da burada kritik olabilir. Daha sıcak bir denizde, mikroorganizmalar daha hızlı çoğalabilir. Soğuk suda aynı risk düşük olabilir. Mesela bu deneyimi yazanların deniz sıcaklığını da belirtmesi lazım, çünkü risk hesaplaması baya değişir.
Deniz tuzlu olduğu için bakterilerin çoğalmasına çok elverişli değil diye biliyorum ama şu var, tatlı suyun karıştığı yerlerde deniz suyu daha az tuzlu oluyor ve bu noktalar mikrobiyolojik açıdan daha riskli. Denizden sonra kuruluk hissedenler acaba böyle bir karışım bölgesine mi denk geliyor? Bir de tampon kullananlar için ekstra bir şey var: Tuzlu su tamponun içindeki pH’ı değiştirebilir mi? Bu kısmı hiç konuşmadık.
Peki bir şey daha: Deniz suyunun tuzlu olmasının bakteri çoğalmasını yavaşlatması doğru ama mikroskobik mantarlar için de aynı durum geçerli mi? Yani bakteri üremiyor diyelim ama mantar enfeksiyonu riski ne kadar artıyor, tuzlu su bunu etkisiz bırakabiliyor mu? Özellikle sıcak suda daha farklı bir tablo olabilir gibi geliyor bana.
Tuzlu suyun mikroorganizmaları öldürdüğü doğru ama her organizma aynı şekilde etkilenmiyor. Mesela denizden sonra bazılarında kaşıntı ya da tahriş oluyorsa, bu belki bakteriden değil, denizin pH değişimi yüzünden cildin bariyerinin zayıflamasından kaynaklanıyor olabilir. O yüzden sadece mikroplara değil, tuzun tahriş etkisine de dikkat etmek lazım gibi.
Klorun etkisi hiç konuşulmamış. Özellikle sahile yakın yerlerde deniz suyuna kanalizasyon karıştığında, bu suyu temizlemek için kullanılan klor kalıntıları cilt ve genital bölgeyi tahriş edebilir mi? Tuza ek bir yük bence bu.
Denizden sonra sadece tampon ya da suyun pH’ını değil, genital bölgeyi neyle ve nasıl temizlediğimiz de önemli olabilir. Mesela sabun bazlı ürünler, cildin doğal bariyerini daha da zayıflatabilir. Denizden sonra suyla durulama yeterli mi, yoksa pH dengeli bir temizleyici kullanmak daha mı iyi olur? Bu kısmı hiç konuşmamışsınız.
Denize girmeden önce misal, adet kabı kullanan var mı? Tampon gibi suyu emip şişmiyor, ama sıvıyı da tam sızdırmaz. Onunla deneyimleyen biri varsa tuzlu suyun ya da sıcaklığın kabın esnekliğine etkisi olmuş mu, onu da merak ettim. Bence bu ürünlerin farklı senaryolarda nasıl tepki verdiği de önemli.
Şunu kimse demedi ama önemli bence: Adetliyken denize girdiğinde suyun basıncı yüzünden kanama zaten çok azalıyor ya da tamamen duruyor. Bu durumda içeride kalan az miktar kan mikrop üretimi açısından daha mı riskli oluyor, yoksa suyun basıncı yüzünden içeride bir dolaşım engeli oluşup mikrop gelişimi mi zorlaşıyor? Bence bu basınç ve akış dengesini de tartışmak lazım.
Deniz suyunun basıncı kanamayı azaltsa da tamamen durdurmuyor sanırım, çünkü denizden çıkar çıkmaz tekrar başlıyor. Ama şu var, içeride çok az da olsa kalan kanın oksijenle temas etmemesi, mikropların üremesi açısından avantaj olabilir mi? Yani suyun basıncıyla bir nevi “kapalı” bir ortam oluşuyor gibi. Bu daha güvenli mi, yoksa riskli mi?
Denize girerken su basıncı kanamayı azaltsa bile içerideki tampon ya da başka bir ürün varsa, bu durum oksijensiz ortamda bakterilerin çoğalmasını teşvik edebiliyor olabilir mi? Yani teoride tamponu uzun süre değiştirmemenin toksik şok riskini artırdığı gibi bir senaryo deniz suyu için de geçerli olabilir. Sadece tampon kullanmayanlarda değil, kullananlarda da bu basınç ve mikrop dinamiği arasındaki ilişkiyi düşünmek lazım.
Kanama azalsa bile içeride kalıntı oluyorsa, o basınçla deniz suyunun içeri sızma ihtimali artıyor mu? Tuzlu suyun steril olmadığını düşünürsek, bu dışarıdan mikropların taşınmasını kolaylaştırabilir gibi. Özellikle suyun bulanık olduğu yerlerde ekstra risk olabilir, bunu hesaba katıyor muyuz?
Peki deniz suyu içeride hapsedilirse ne kadar süreyle bakteriyel bir risk oluşabilir, buna dair bir veri var mı? Mesela bazı bölgelerde deniz suyu kirlilik raporları yayınlanıyor, bu tür bilgiler tampon ya da kabın risk değerlendirmesi için kullanılabilir mi?
Kanalizasyon karışma ihtimali olan denizlerde, klor ve diğer kimyasalların yanında dışkı kaynaklı patojenleri de düşünmek lazım. Özellikle E. coli ve enterokok gibi bakteriler, genital enfeksiyon riskini artırabilir. Temiz olduğu belli olmayan sularda, içeri su sızdırabilecek hiçbir ürünle girmemek daha güvenli olabilir mi?