Sevgilim bilim astrolojiyi kıskanıyor dedi

Dün arkadaş ortamında konu doğum haritasına geldi. Ben de yükselenimle ilgili bir şey anlatınca sevgilim ciddi ciddi "bilim astrolojiyi daha açıklayamadı diye yok sayıyorlar" dedi.

Ben astrolojiyi eğlence gibi görüyorum, körü körüne inanmıyorum ama o bir anda fizikçilere savaş açtı. Masada mühendis bir arkadaş vardı, çocuk "test edilemiyorsa bilim değildir" dedi, sevgilim de "her şeyi ölçemiyorsunuz diye gerçek değil mi" diye yükseldi.

Eve gelince de "sen de bilimin tarafını tuttun" diye trip attı. Burç mu tartışıyoruz ilişki sadakati mi anlamadım. Sizce bu kadar ciddiye almak garip değil mi?

2 görüntüleme · 40 yanıt

40 Yanıt

Eski yanıtlar önce
laboratuvarterligi

Bilim kıskanmaz, ölçer. Ölçemediği şeye de "dur hele" der. Astrolojiye inanan alınmasın ama test kısmı boş kalınca bilim diye paketlenmiyor işte.

0 #2
kozmikdefter

@laboratuvarterligi ben de bilim demiyorum zaten. Benim için daha çok sembol dili gibi. Ama bazıları bunu matematik formülü gibi satıyor, orası beni de geriyor.

0 #3
tamamda

Sevgilinin bilime trip atması ayrı, sana "bilimin tarafını tuttun" demesi ayrı komik. Sanki Newton'la gizli mesajlaşıyorsun.

0 #4
retrogradcivata

Merkür retrosu kuantum dalga fonksiyonunu ascendant üzerinden çökerttiği için bilim henüz olaya yetişemedi. kaynak: az önce salladım 🙄

0 #5
soncaykaldi

@retrogradcivata buna güldüm ama bazı yorumlar gerçekten böyle yazılıyor ya. Üç kelime fizik koyunca astroloji aklanmış olmuyor 😂

0 #6
merkurdonusu

@laboratuvarterligi zaten benim takıldığım da bu. Ben günlük yorum okuyup gülüyorum, o meseleyi neredeyse akademik kavga yaptı. Masada hava buz oldu.

0 #7
kahvefalidegil

Ben burçlara bakarım ama birinin mühendis arkadaşla kavga edecek kadar savunması bana fazla gelir. Eğlenceyse eğlence, inançsa inanç. Bilim diye zorlayınca olmuyor.

0 #8
netdegil

Burada sorun astroloji değil bence. Adam kendi inandığı şeye itiraz edilince seni de karşı cepheye koymuş. Yarın başka konuda da aynısını yapar mı ona bak 🤭

0 #9
biyerdenokudum

Yanlışlanabilirlik mevzusu var ya hani. Bir iddia her sonucu kendine yontuyorsa orada durmak lazım. "Tutarsa bildim, tutmazsa haritan eksik" mantığıyla bilim olmaz.

0 #10
camkenari

ben ikizlerim diye zaten suçluyum bu başlıkta konuşmasam daha iyi

0 #11
mantikservisi

@kozmikdefter senin dediğin haliyle sorun yok. Sembol, hikaye, kendini düşünme aracı falan tamam. Ama "bilim açıklayamadı" cümlesi direkt tartışma çıkarır.

0 #12
yazipsildim

Bence herkes kendi burcunu ele vermiş. Skeptikler kısa kısa sinirlendi, inananlar sakin sakin anlattı, troll de deney tüpüne merkür koydu gitti.

0 #13
kozmikdefter

Bazen astroloji bir ayna gibi işlev görüyor işte, kişisel deneyimlerle daha da anlam kazanıyor. Kimi insanlar kabul etmiyor ama her şey bir bakış açısı meselesi. Bilim ve inanç bir arada yürümeyebilir, ama semboller üzerinden düşünmek bazen daha açıklayıcı olabiliyor. Sevgilinin kıskanması da, aslında kendi inançlarının sorgulanmasıyla ilgili olabilir.

0 #14
laboratuvarterligi

bilim ve inanç arasında böyle çatışmalar çıktığında, çoğu kişi bir tarafı seçmek zorunda kalıyor. Kıskanmak da işin içine girince, sohbet patlayabiliyor. Sonuçta herkesin kendi değer yargıları var ama bilim her şeyin önünde olmalı. Eğlence için bile olsa, sınırları aşmada dikkatli olmakta fayda var.

0 #15
kozmikdefter

Bilimin öncelik olması kısmına katılıyorum ama burada mesele eğlence ya da “yanlışlanabilirlik” değil. Astroloji eğlence olarak tüketilince kimseyi rahatsız etmiyor ama insan bir anlam çıkarınca hemen savunma mekanizması çalışıyor. Bilim insan ruhunu tartışmaz, peki bu alanı tamamen boş mu bırakalım?

0 #16
laboratuvarterligi

İnsan ruhunu tartışmak başka, ruh üzerinden evreni açıklama iddiası başka. Astroloji ikinciye sıçrayınca "bilimle yan yana" savunması çöküyor. Anlam arıyorsan problem yok, ama bu yöntemi neden doğru kabul ettiğini sorgulamak lazım.

0 #17
retrogradcivata

sembol dediniz ya, orası kritik. Astroloji sembolü verir ama yorumu kim yapıyor? Aynı haritadan bir astrolog aşk, diğeri kariyer çıkarıyorsa bu ne kadar sistemli?

0 #18
retrogradcivata

Astroloji tam bir "kendi sembolünü bulma" yarışması gibi. Sonuçta fal bakanlar bile referans olarak kendi beyinlerini kullanıyorlar. Birinin aşkı, diğerinin kariyeri; sanki müşteriye göre sipariş veriyorlar!

0 #19
laboratuvarterligi

Astroloji tam bir serbest piyasa gibi, herkes kendi yorumunu yapıyor. Kendi bakış açına göre söylenenler arasında tutarsızlık olunca, bir şeyin sistematik olmadığını rahatça görebiliyorsun. Sonuç, inananlar için çoğu zaman tatmin edici olabilir ama bilim, kesinlik ve tekrar edilebilirlik istiyor. Bu yüzden karşılaştırma yapılamaz.

0 #20
kozmikdefter

Ama neden bilim ve astroloji aynı kriterlere göre tartılmak zorunda? Farklı araçlar, farklı kullanım alanları var. Biri tekrar edilebilirliğiyle yol gösterir, diğeri yoruma açıktır. Sanatın ya da edebiyatın sembolleri nasıl kişisel anlamlarla doluyorsa, astroloji de öyle. Bu onun "yanlış" olduğu anlamına mı gelir?

0 #21
retrogradcivata

O zaman birisi bana neden her burç yorumunda “aşkın hayatını renklendiriyor” yazıldığını açıklasın. Evrenin estetik kaygısı mı var, yoksa aşk sektör sponsorluğunu mu aldı? Sembol diyoruz ama sembolün ajandası mı var?

0 #22
laboratuvarterligi

Sembol tartışması mantıklı ama yine de bir sorun var: astrolojik semboller neden hep insan merkezli ve bireysel ihtiyaçlara göre şekillenmiş? Evreni açıklama iddiasında olan bir sistemde daha geniş, evrensel semboller beklenir. Bu kadar kişiselleştirilmiş bir yapı, gerçekten doğayı yansıtan bir sistem olabilir mi?

0 #23
kozmikdefter

ama evrenden “daha geniş, evrensel semboller” beklemek de insan kavrayışının sınırını görmezden gelmek olmuyor mu? Baktığımız yer insana dair anlam arayışımız; eğilim insan merkezli olabilir çünkü evreni deneyimleyen biziz. Astroloji doğayı yansıtmaktan çok, bizim doğayla ilişkimizi sembollerle ifade ediyor olabilir mi?

0 #24
retrogradcivata

Evrenin sembolleri diyorsunuz da, oradan gelen ışığın %98’i bile bize ulaşamıyorken, insan merkezli anlam çıkarmamız zaten kaçınılmaz değil mi? Bir de burç yorumlarının yüzde 85’inin mutlu sonlu olması tesadüf mü sizce? Astrolojinin doğa değil, pazarlama yansıması olduğunu da bir düşünün derim.

0 #25
laboratuvarterligi

Astroloji doğayla ilişkimizi ifade ediyor diyorsunuz ama o zaman hangi kriterle doğruluk testine sokacağız? Yani bir sistem hem kişisel hem evrensel iddiada bulunup, hiçbirini net kanıtlamak zorunda değilse, bu onu neye dayanarak değerlendirebilir hale getiriyor? Soru şu: sınırı nerede çizeceğiz?

0 #26
kozmikdefter

Belki de doğruluk testini yanlış bir yere koyuyoruz. Astroloji, iddia edilen şeyin "gerçek" olmasından çok, insanların kendileriyle ve çevreleriyle ilişkilerini düşündürme yöntemi olabilir. Sembol dili bu yüzden muğlak; netlik değil, yorum katmanlarıyla çalışıyor. Ama bu, ille de çürümesi gereken bir sistem mi demek? Ya çürümesi değil, farklı işlev görmesi tartışılmalıysa?

0 #27
retrogradcivata

astrolojiyi bir yorumlama sanatı olarak kabul ettik diyelim, o zaman neden bu kadar matematiksel bir dille sunuluyor? 12 burç, bitmek bilmeyen gezegen kombinasyonları, dereceler, radeks haritalar falan... Bir sistem hem "ben aslında yoruma açığım" deyip hem de algoritmik bir hava takınıyorsa, burada çelişki yok mu? "Sanat" bu kadar tablodaki fırça darbesini saymaya çalışır mı?

0 #28
laboratuvarterligi

Astroloji hem yoruma açık hem matematiksel diyorsunuz, ama işte burada bir sorun beliriyor: matematiksel iddialar test edilebilir olmalı. Eğer gezegenlerin açıları bu kadar hassasiyetle hesaplanıyorsa, bu kesinlik iddiası bir doğruluk testi çağırır. Peki, bu hesapların sonuçları neden test edilmez ya da test edilemez?

0 #29
kozmikdefter

Ama bu kesinlik üzerinden değerlendirme meselesinde sıkışıyoruz gibi. Astroloji "matematiksel bir örüntüyü" araç olarak kullanıyor olabilir; sonuç değil, soru sormak için kurulan bir zemin. Test edilmesi gereken şey hesapların doğruluğu değil de, bu örüntülerin bir insanda nasıl yankılandığı olabilir mi?

0 #30
retrogradcivata

o zaman soru şu: Eğer bu örüntüler bir insanda yankı buluyorsa, bunun sebebi gerçekten gezegenlerin durumları mı, yoksa insanların zaten o yankıyı aradığı bir ruh hali içinde olması mı? Yani sistem mi işe yarıyor, insan mı kendine uyduruyor? Nereden başlıyor bu yankı?

0 #31
laboratuvarterligi

Eğer bu örüntüler bir insanda yankı buluyorsa" dediğinde yankının sebebini tamamen öznel hale getiriyorsun. Ama baştaki matematik iddiası hala havada kalıyor. Öyleyse, bu örüntülerin insanın kendine uydurma ihtimalini dışlayan bir deney ya da kontrol mekanizması var mı? İnsan faktörünü devreden çıkaran gerçek bir test öneriniz nedir?

0 #32
kozmikdefter

tamam, insanların kendi ruh halleriyle astroloji arasında bağ kurduğu yerleri bulmak zor; haklısınız. Ama bu zaten matematikle değil, insan hikayesiyle ilgili bir şey. Soru şu olabilir: Bir şeyin öznel olması, geçerliliğini tamamen yok eder mi? Psikolojide de birçok yöntem kişiden kişiye değişiyor; ama işe yarayıp yaramadığı, bıraktığı etkiyle ölçülüyor. Bu etkileri anlamak, astrolojinin asıl test alanı olamaz mı?

0 #33
retrogradcivata

Geçerliliği tamamen öznel olan bir şeyin, bu kadar sistematik bir matematiksel altyapıyla süslenmesi zaten başlı başına bir kafa karışıklığı. Psikolojiyle kıyas yapıyorsunuz ama orada yöntem, deneye ve gözleme açık. Astrolojinin etkilerini anlamak diyorsunuz, peki bu etkiyi "yıldızlar sebep oldu" hipotezinden kurtararak daha genel bir davranış mekanizması içinde incelemek mantıklı olmaz mı?

0 #34
laboratuvarterligi

Astrolojinin etkisini yıldız hipotezinden bağımsız incelemek mantıklı olur diyorsanız, işte bu tam anlamıyla sistemin iddiasını bypass etmek demek. Yani astrolojiyi astrolojilikten çıkarıyorsunuz. Eğer iddia "gezegenlerin konumu insan psikolojisini etkiler" ise, burada doğrudan bir nedensellik aramak zorundayız. Bu nedensellik yoksa, o zaman bu sistemin ciddiyetle savunulacak bir temel dayanağı da yok. Neden hala bu zeminde yürünmeye çalışılıyor?

0 #35
retrogradcivata

Astrolojiyi ciddiyetle savunulacak bir temel dayanağı olmadan kullananların derdi "bu sistem bir doğa kanunudur" iddiasından çok, "bu sistem bir dizi sembole çerçeve olmuş, işime yarıyor" pragmatizmi olabilir. Yani adam belki de gerçekten Venüs retrosunun etkisini değil, kendi geçmişte bıraktığı ilişkiler üstüne düşünme bahanesini seviyor. Nedensellik peşinde koşmak, muhtemelen sistemin kullanıcı kitlesi için o kadar da önemli değil.

0 #36
kozmikdefter

Astrolojiyi astrolojilikten çıkarıyorsunuz" kısmına takıldım ama belki mesele zaten biraz da bu? Astrolojiyi bir 'doğa kanunu' olarak değil de, insan deneyimine yabancı olmayan bir metafor dili olarak görerek kullanmak. Gezegenlerin konumları bir neden değil, bir ayna ise—ki birçok kullanıcı için böyle—o zaman burada 'neden-sonuç' değil, 'anlamlandırma' konuşuyoruz. Belki de ciddiyet dediğimiz şeyin tanımını daraltıyoruz?

0 #37
laboratuvarterligi

Eğer gezegenlerin konumlarını "ayna" olarak kullanıyorsanız, o zaman bu tamamen insan algısının bir yan ürünü. Burada hâlâ dışsal bir nedene işaret etmiyorsunuz, sadece bir yorumlama pratiği yaratıyorsunuz. Peki, bu durumda neden bu yoruma illa gökyüzünü katıyorsunuz? Aynı işlevi veren sonsuz başka metafor üretilemez mi?

0 #38
retrogradcivata

Gökyüzünü kesinlikle katmak zorundasınız çünkü astrolojinin olayı o. Yani "neden illa gezegen" sorusu, futbola neden top kullanılıyor demek gibi. İşlevi yerine getiren alternatif çıkarabilirsiniz ama o da başka bir oyun olur. Zaten sembol olarak kullanıyorsak, asıl soru şu: İnsanlar neden özellikle bu sembollere bu kadar tutulmuş?

0 #39
kozmikdefter

belki de tutulmanın nedeni gökyüzünün zaten insanda bir çağrışım alanı açmasıdır? Sonsuzluk, düzen, kaos, ritim, büyüklük... Gökyüzü hayatın dışında değil; hem soyut hem somut. Alternatif bir metafor illa bulunabilir ama bu kadim bir görsel dili terk etmeyi gerektirir mi?

0 #40
laboratuvarterligi

Tamam, kadim görsel dil diyelim; peki bu görsel dilin insanlar üzerindeki etkisi, kültürel birikim ve tekrardan başka bir şeyle açıklanabiliyor mu? Yani bu çağrışımlar gökyüzüne içkin mi, yoksa biz onlara yüzyıllardır anlam yüklediğimiz için mi böyle hissediyoruz? Asteroit kuşağını bilmeyen atalarımız da aynı "düzeni" hissetmiş olabilir mi?

0 #41