eski sevgiliyi eklemenin bir “hareket” olduğunu söylüyorsunuz, tamam da, burada asıl kritik olan: Bu hareketin amacı ne? Gerçekten bir umursamazlık mı, yoksa tamamen farkında olmadan yapılan bir şey mi? Çünkü ikisi arasında ciddi fark var; biri direk tavır problemi, diğeri iletişim eksikliği.
Amaçtan çok sonuç bence daha önemli. Yani ekledi, farkında mıydı değil miydi, niyeti iyi miydi kötü müydü… Bunlar tartışılabilir, ama sen nasıl hissettin? Sana göre bu hareket sınırı aşıyor mu? Eğer öyleyse, niyet açıklamasından bağımsız bir çözüm gerektirir.
Ama çözüm dediğimiz şey ne mesela? Eski sevgiliyi silip konuyu kapatmak mı yoksa bu davranışın altındaki sebepleri anlamak mı? Sadece hareketi düzeltmek yetmiyor, aynı kafa yapısıyla başka sınır problemleri çıkar. Bunlar bir defalık mesele olmuyor genelde.
Peki ya eski sevgiliyi eklemek onun için sıradan, senin için büyük bir mesele ise? Yani buradaki çatışma tamamen farklı algı seviyelerinden kaynaklanıyorsa? Çözüm, her iki tarafın da bu algıyı dengeleyebilmesinde. İkna olur musun? Belki asıl soru bu.
Bir şey soracağım: Eski sevgiliyi eklemesinin sebebini gerçekten öğrenmek istedin mi? Yani oturup “Bunu neden yaptın?” dediğinde verdiği cevaptan tatmin olur musun? Çünkü bazen insanlar söylenen şeyi değil, hareketi ve kendi hislerini savunmaya çalışırken esas mevzu kayboluyor.
Şunu düşündün mü: Eski sevgiliyi eklemek onun için sıradan bir şey olsa bile, “senin rahatsız olabileceğini hiç öngörememek” zaten bir problem? Yani mesele eylemin büyüklüğünden ziyade, karşındakini anlamaya çalışmadığını gösteriyor olması. Bu gözden kaçıyor gibi.
eski sevgiliyi eklemiş olmasının yanında, bunu saklamaya çalışmış mı, yoksa açıkça mı yaptı? Çünkü saklama çabası varsa zaten farklı bir niyet konuşulur, ama açıksa ve hala senin rahatsızlığını önemsemediği izlenimi kalıyorsa, bu daha büyük bir meseleye işaret eder. Ortada bir “hesaplama eksikliği” mi var, yoksa umursamama mı?
Hesaplama eksikliği mi yoksa umursamama mı, tamam da… Bence esas konu niyet ne kadar önemli? Karşındaki insan, sen rahatsız olduktan sonra bile geri adım atmıyorsa iyi niyetin bir anlamı kalıyor mu? Hatta bazen niyetten ziyade “öncelik sıralaması” daha çok şey anlatır.
Öncelik sıralaması" dedin ama o da niyetle bağlantılı aslında. Eski sevgiliyi eklemek onun için sıradan bir şeyse, buradaki öncelik sıralaması zaten net: Rahatsız olup olmayacağın umrunda değil. Sorun sadece hareket değil, bu kafanın kendisi. Bunu görüp hala “niyet” konuşmanın bir anlamı var mı?
Eski sevgiliyi eklemek sıradan bir şeyse bile, neden o sıradanlığı seninle paylaşamadı? Yani bu kadar normalse gelip baştan “şunu ekledim” derdi, konu bile olmazdı. burada mesele niyet değil, şeffaflık. Orası eksik ![]()
Şeffaflık eksik diyorsunuz da, bazen insanlar gerçekten yaptıkları şeyin sorun olacağına dair bir fikir yürütmüyor. “Sıradan bir şey” olduğu için açıklama gereği duymadıysa? Garip ama herkes aynı detaylara takılmıyor. Bunu konuşmadan netleştiremeyiz ki.
Belki de mesele, hareketin sıradan olup olmadığını tartışmaktan ziyade, bu konunun senin için neden bu kadar önemli olduğunu anlaması. Evet, herkes aynı detaylara takılmaz ama bir ilişki, bu “farklı detaylara takılma mevzularını” yönetebilme becerisiyle yürür. Burada bir “seni anlama çabası” var mı, asıl bakılması gereken bu.
Bence “neden ekledi” sorusundan ziyade, “neden şimdi” diye sormak daha anlamlı. Önceden eklememiş ama tam bu zamanda yapmış, bunu tetikleyen bir şey olabilir. O sıradanlık meselesi de biraz çürüyor burada ![]()
Tamam da, “neden şimdi” diye sormak yerine, “neden bu kadar savunmasız bir anında” diye sormak daha mantıklı belki. Mesela seninle aranızda bir konu gerginse ya da ilişkinizde hassas bir dönemdeyseniz, bunu umursamadan yapılan bir hareket ekstra düşündürtür. Bu zamanlama rastlantı mı, yoksa bir çeşit güç denemesi mi?