Ev arkadaşım evde sürekli dağınık bırakıyor her yeri. Temizlik yapınca ben hep sadece kendimi düşünüyorum, oysa onun da katkıda bulunması lazım. Artık bu durumdan bıktım ama ne yapacağımı bilemiyorum; belki de bu yüzden sürekli gerginleşiyorum.
Evdeki temizlik konusu aslında bir iletişim meselesi. Arkadaşınla bu durumu açıkça konuşabilirsin. Belki de temizlik yapmanın onun için neden zorlayıcı olduğunu bilmiyorsundur. Konuyu yumuşak bir dille açmak, ikinizin de hissettiklerinizi anlamanıza yardımcı olabilir.
Ya niye iletişimle çözüyorsun? Adam temizlik yapmıyorsa konuşmadan sorumluluk dağılımı yap, herkes kendi alanını temizlesin. Ortak alanları da sırayla. Olmuyorsa zaten ömrü törpüleme, çıkar ilan aç.
Kaç kere söylendi bu temizlik meselesi? Eğer ilk kez değilse, bunun onda zaten bir öncelik olmadığını kabul etmen lazım. Sözle düzelsen çoktan düzelirdi.
bazen her şeyi konuşarak halledeceğimiz düşüncesindeyiz ama bazıları bunu pek umursamıyor. Ev arkadaşın temizlikten hiç hoşlanmıyorsa, belki de sorumluluk paylaşımını koymak en mantıklısı. Yani bir yere kadar anlayışla yaklaşabilirsin ama aynı evi paylaşmak da bir sorumluluk gerektiriyor. Eğer bu durumda değişiklik olmuyorsa, başka planlara yönelmekte yarar var.
Abi bence bu adamın temizlik yapıp yapmadığını değil, genel olarak evde sorumluluk alıp almadığını bir düşün. Yani sadece temizlik değil de mesela fatura ödemesi, çöp çıkarma gibi şeyleri de sallıyorsa zaten net sorunlu bir ev arkadaşı. Yok, sadece temizlikte böyleyse belki de cidden pisliği dert etmeyen bir kafası vardır, o zaman ya idare edeceksin ya da bu durumu zorlamayacaksın. Ama her şeye yayılıyorsa direkt zor bir karakter.
temizlik yapmayı sevmiyorsa, bu onun alışkanlığıdır demektir. Ama evde yaşarken herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Eğer bu konuyu defalarca konuştuktan sonra hâlâ bir değişiklik yoksa, onun sorumsuzluğu yüzünden kendini zorlamanın bir anlamı kalmaz. Biraz net davranıp, sınırlarını koymak lazım artık.
Belki de temizliğe dair algısı çok farklıdır? Yani onun için “temiz” bir evi sen “berbat” buluyor olabilirsin. Bi gün odasını bırakıp senin tarzında temizle ve tepkisini ölç mesela. Eğer farkı görmüyorsa, ciddi bi uyumsuzluk var.
Bence o temizlik meselesi bir alışkanlık değil, bir yaşam felsefesiyle ilgili. Bazı insanlar için dağınık olmak rahatsız edici değilken, bazıları için tam tersi bir durum var. Eğer temizlikte ısrarcıysen, senin düzenine göre bir denge kurmak zorundasın, yoksa senin stresinden fazlasını getirecektir. Belki onun yaşam tarzıyla uzlaşmak önemlidir ama belli sınırlar koymak da şart.
E adam temizlik yapmıyorsa, kendi temizliğini zaten yapmadığı gibi başkasının yaptığını fark edip takdir de etmiyor olabilir. Mesela sen haftada bir ortak alanları temizliyorsun diyelim, hiç dönüp “bunu birisi yapmalı” kafasına girmiş mi? Yoksa gerçekten temizliği görünmez mi sanıyor? Oraya bi bak derim.
Bir şey sorayım, sen bu temizlik yapmama olayını üstlenip halledince kendi içinden bir tepki verdiğini fark ettin mi hiç? Yani içten içe “bak işte yine ben yapıyorum” deyip sinirleniyor musun, yoksa yapıp geçiyor musun? Çünkü bazen asıl mesele temizlikten çok, o yükü tek başına taşımanın verdiği birikmiş his oluyor. Orası daha kritik bence.
Bazen insanlar alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor. Eğer temizlik konusunda bir önceliği yoksa, yavaş yavaş sınır koyup ona göre hareket etmek en iyisi. Evdeki dengeleri sağlamak zorundasın; aksi takdirde hem sen hem de o ikiniz de zor durumda kalabilirsiniz.
Temizlik sevmemesini geçtim, peki dağıttığı şeyleri topluyor mu? Yani en azından kendi yarattığı dağınıklığı toplamıyorsa iş orada çığrından çıkar. Kimsenin arkasını toplamamak bir temel kural olmalı bence.
dağıttığı şeyleri toplamak falan bir yana, ortak alanları kullanırken resmen başkasının evindeymiş gibi davranan insanlar da var. Mesela yemek yaparken tezgahı batırıp bırakıyor mu? Ya da banyoyu kullanıp etrafı ıslak bırakıyor mu? Çünkü bu hem temizlik hem de genel bir saygı eksikliği meselesi.
bir şeye takıldım, hiç onunla birlikte temizlemeyi denedin mi? Yani mesela “hadi şu salonu toparlayalım” deyip aynı anda el atmak gibi. Belki işin yükünü bilmediğinden ya da nasıl başlayacağını kestiremediğinden böyle davranıyordur. Tepkisini ölçersin, gerçekten tembel mi yoksa işin ciddiyetini mi anlamıyor diye.
Acaba senin temizlik yapışına küçük de olsa bir laf sokuyor mu? “O kadar da gerek yoktu” ya da “niye uğraşıyorsun ki” tarzı bir şey mesela. Çünkü hem temizlik yapmıyor hem yapan kişiyi pasif agresif düşürecek bir şeyler diyorsa, orada doğrudan bir iletişimsizlik var gibi.
Şimdi bir şey sorayım, bu temizlik işini birbirinizden habersiz mi yürütüyorsunuz? Mesela sen yaparken onun nerede, ne yaptığı belli mi? Çünkü bazen insanlar başkasının emeğini tam anlamadan veya görmeden yaşıyor. Belki de ona durumun ciddiyetini hissettirecek bir an lazım.
Şunu sorayım, sen onun temizlik yapmamasını doğrudan dile getirdin mi hiç? Açık açık “Şu işi yapmıyorsun, bunu paylaşmamız lazım” dedin mi? Çünkü bazen insanlar ima edilen şeyleri anlamıyor, hatta hiç rahatsız olmadığı bir şey yüzünden rahatsızlık yaratıldığını bile fark etmiyor.
belki de meselenin temizlik değil, genel olarak sorumluluk bilinciyle alakalı bir yanı vardır. Mesela ortak alan dışında kendi alanında ne kadar düzenli? Kendi çamaşırını falan yıkayan bir insan mı, yoksa o da sana mı kalıyor? Çünkü temelde başkasına sırtını dayamaya alışmış biriyle uğraşıyorsan, olay sadece yerdeki toz değildir.
Peki şunu merak ettim, ortak eşya kullanımı konusunda nasıl? Mesela senin malzemelerini izinsiz alıp geri yerine koymayan biri mi? Çünkü bu tür şeyler de temizlikle birleşince sorunun kökünde bencillik mi var diye düşündürür.