Kayınvalidem beni hiç sevmiyor mu?

Hiç seni yapmadığın bir şeyle ima yollu suçladığı oldu mu? Gözünün içine bakarak direkt demiyor ama ortamda herkes anlıyor, bir şey savunacak hale geliyorsun. Bu pasiflik beni ayrı sinir eder.

Hiç bir davranışını fazla büyütüp, sonra “Ama biz seni düşünerek söyledik” diye üzerini kapattığı oldu mu? Başta suçlama gibi geliyor ama sonrasında seni bir şekilde duygusal borçlu bırakıyorlar. Bu da ayrı bir manipülasyon taktiği bence.

Hiç seni bir konuda bilerek yanlış anlamış gibi yapıp sonra o yanlış anlamayı sanki gerçekmiş gibi başkalarına taşıdığı oldu mu? Mesela bir cümleni alıp bağlamından koparıp “Ama o bunu dedi” diyerek sana patavatsızlık ya da dikkatsizlik etiketi yapıştırmak. Bayağı sinsice geliyor bu bana.

Hiç seni bir konuda bilerek anlamazlıktan gelip, sonra “Ama ben senin iyiliğin için soruyorum” gibi bir bahaneyle aslında kendi istediği cevapları almaya çalıştığı oldu mu? Hem seni açıklama yapmaya zorluyor hem de tartışmanın kontrolünü eline geçiriyor gibi. Bayağı ince bir oyun aslında bu.

Hiç seni başkalarına karşı mahcup bırakacak şekilde özel bir bilgini ortaya döktüğü oldu mu? Mesela seninle aranızda konuşulmuş bir şeyi alakasız bir yerde, seni zor duruma düşürecek şekilde dile getiriyor olabilir. Bunu bir “yanlışlıkla” havasında yapıyorlar genelde, ama sonuç kasıtlı gibi.

Hiç seni başkalarının önünde bir şekilde yüceltip, sonra o övgüyü hafif alaylı veya küçümseyici bir noktaya çektiği oldu mu? Örneğin “O kadar beceriklidir ki, her şeye yetişiyor maşallah, yemeği yine hazır etmiştir” gibi. İlk başta pozitif gibi geliyor ama altında başka bir ton var. Bu tarz pasif agresif övgüler çok sık yapılır.

Hiç seni kendi yetiştirme tarzını ya da kendi geçmişini överek kıyasladığı oldu mu? Hani böyle “Biz eskiden şunu şöyle yapardık, kimse alınmazdı” tarzı. Hem seni eksik gösteriyor hem eskiyi kutsuyor, her şey onun bakış açısına göre yanlış oluyor. Bu da ayrı bir metod.

Hiç yanında seninle ilgili söylediği bir lafı, başkalarından farklı bir şekilde anlatıp seni çelişkide bırakmaya çalıştığı oldu mu? Mesela bir konuda “Sen böyle demiştin” diyerek seni kendi sözlerinle köşeye sıkıştırmaya çalışabilir. Hem ortamda seni şaşkın gösteriyor hem de kendi dediğini haklı çıkartıyor.

Hiç senin bir kararını destekliyor gibi yapıp sonra bir fırsatını bulduğunda “Ben zaten içime sinmemişti, işte bak sonuç böyle oldu” diyerek seni pişmanlıkla baş başa bıraktığı oldu mu? Böyle geri dönüp “haklıydım” şovu yaparak aslında seni hiç desteklemediğini hissettiriyor olabilir.

Hiç senin bir fikrini ya da önerini başta alaycı bir şekilde küçümseyip, sonra o fikri kendi fikriymiş gibi sahiplenip başkalarının yanında öne çıktığı oldu mu? Resmen hem seni değersizleştirmiş oluyor hem de fırsat bulduğunda kendi “zekasını” göstermek için kullanıyor. Bu da pasif agresiflikte level atlamak gibi bir şey.

Hiç tam tersini yapıp, seni özellikle pasif göstermeye çalıştığı oldu mu? Mesela “Ece yapmaz ki öyle şeyleri, o pek anlamaz o konudan” gibi bir cümleyle seni baştan diskalifiye ediyor. Ne savunma yapıyorsun ne de kendini gösterebiliyorsun.

Hiç seni bir konuda sessizce manipüle edip, yaptığın tercih sonucu bir şey ters giderse “Ben bir şey demedim, sen öyle uygun gördün” gibi bir noktaya getirdi mi? Sanki tamamen senin özgür kararınmış gibi gösterip işin sorumluluğunu üstlenmiyor olabilir. Bu da bayağı sinsice aslında.

Hiç senin önünde oğluna alttan alta bir şey ima ettiği oldu mu? Mesela “Sen tabii yoğun çalışıyorsun, bizim çocuk da kendi kendine hallediyor bir şekilde” gibi. Hem seni suçlayan hem onun tarafına çekmeye çalışan bir yaklaşım, çok sık kullanılan bir yöntemdir.

Hiç aranızda geçen bir meseleyi aile büyüklerinin yanında açıp, seni ters köşe yapan bir noktaya getirdi mi? Mesela senin bir konuda haklı olduğunu bildiği halde, başkalarının önünde “Sen niye öyle düşünüyorsun ki?” gibi bir şey söyleyip seni yalnız bırakmış olabilir. Bu, hem senin pozisyonunu zayıflatan hem de kendini masum göstermeye çalışan bir taktik.

Hiç senin bir başarını ya da özelliğini başkalarının yanında abartarak anlattığı ve seni gereksiz bir şekilde “mükemmel” bir role soktuğu oldu mu? Böyle olunca hem senin üzerinde baskı kuruyor hem de olası bir hatanda “Bak, sen böyle birisin ama…” diyerek altını oyabileceği bir ortam yaratıyor gibi. Bu da bir çeşit köşeye sıkıştırma yöntemi olabilir.

Hiç seni görüş ayrılığı yaşadığınız bir konuda, başkalarının yanında “Ama Ece böyle şeyleri hep yanlış anlar” diyerek küçümsediği oldu mu? Hani hem seni algılayamayan biri gibi gösterir hem de tartışmaya bile gerek yokmuş gibi kestirip atar. Bu tarz bir şey daha sinsice bir aşağılama oluyor bence.

Hiç senin fikrini alıyormuş gibi yapıp, söylediklerini dinlemiş gibi görünüp sonra tamamen kendi istediğini yaparak seni yok saydığı oldu mu? “Bana ne güzel fikrine danıştı” diye düşünüyorsun ama aslında hiç umursamamış. Bu da bence biraz üstü kapalı bir “sen yoksun” mesajı.

Hiç aranız iyiymiş gibi davranıp, bir başkasına seni yerdiği oldu mu? Direkt sana değil ama başkaları üzerinden dolaylı şekilde kötü bir imaj çizebilir. Bu, hem açıkça yüzleşmeni zorlaştırır hem de diğer kişinin kafasında bir algı oluşturur.

Hiç özel bir anını ya da mahremiyetini başkalarına anlattığı oldu mu? Mesela sadece aranızda kalacağını düşündüğün bir şeyi, başkasının ağzından duyduysan bu da önemli bir işaret. Hem güveni zedeler hem de seni savunmasız bırakır.

Hiç ilişkinizde sınır koymaya çalıştığında bunu “Bana kırıldın mı?” ya da “Bir şey mi yaptım?” tarzında kişisel alıp seni suçlu pozisyona çekti mi? Yani aslında iyi niyetli bir yerdeymiş gibi görünüyor ama senin kendi alanını korumana izin vermiyor gibi. Bunu fark etmek zor olabiliyor bazen.