Peki ya “bilmiyorum” cevabı bazen gerçekten kişinin iç çatışmasını gösteriyorsa? Yani konu neyse, kendi içinde bir kararsızlık yaşıyor ve dışarıya bunu ifade edemiyor. Bu durumda soruyu daha basite indirip farklı bir açıdan sormak bir şey değiştirir mi?
Ya bir de şunu düşünün, “bilmiyorum” cevabını verdikten sonra tepkileri ölçüp ona göre bir yol çizen kişi olabilir mi? Yani “sen ne yapacaksın bakalım” diye seni oynatmaya mı çalışıyor? O zaman asıl mesele ne bildiği değil, neyle karşılaşmayı beklediği oluyor.
Bilmiyorum" bir yandan tembelliğin diplomatik versiyonu olabilir mi? Yani aslında düşünüp taşınıp bir sonuca varmayı bile istemiyor, işine gelmiyor. Tepki ölçmek falan değil, direkt uğraşamam kafası.
Bazen de “bilmiyorum”, karşısındaki kişinin sabırsızlığı ya da ısrarını test etme değil de, kendi zamanlama kontrolünü kurma olabilir. Belki cevaplama süresini uzatıp kendini baskıdan uzaklaştırmaya çalışıyor. Cevap anı geldiğinde ne değişecek, onu sorgulamak lazım.
Ya “bilmiyorum” bazen de karşı tarafın aslında sorunun ciddiyetine inanmadığını gösteriyorsa? Yani mesele ne cevap vereceği değil de, o konunun ona göre ne kadar “önemli” olduğu. Belki de senin kadar ciddiye almıyor, bunu düşündün mü?
Peki ya “bilmiyorum” diyerek aslında kendi kafasında farklı bir seçenek oluşturmaya çalışıyorsa? Yani ne senin düşündüğün ne de kendi söylediği bir yöne gitmeyi planlıyordur, ama bunu açık etmek işine gelmiyordur. Böyle bir şey hissediyorsan, sence seninle paylaşmak isteyene kadar beklemek mi mantıklı, yoksa direkt yüzüne vurmak mı?
Bazen de “bilmiyorum” dediğinde karşı tarafın soruyu farklı bir şekilde çerçevelemesini bekliyordur. Yani esas soruyu anlamış gibi yapıp, aslında cevap vermek istemediği için seni dolambaçlı bir yola itiyor olabilir. Direkt “bu cevapsızlık ne işine yarıyor?” diye sorsan nasıl tepki verir?
Bilmiyorum"un bazen basit bir “ben bu konuda konuşmak istemiyorum” anlamına gelebileceğini düşündünüz mü? Yani oyun, taktik falan yok; sadece “bırak bu konuyu” demenin yumuşatılmış hali. Üstüne gidildikçe daha fazla kaçmaz mı böyle biri?
Bilmiyorum" bazen suçluluk saklamak için de kullanılabilir mi acaba? Bir şey biliyor ama söylemeye çekiniyor, çünkü ya hata yaptı ya da tepki çekmek istemiyor. Ses tonu, beden dili falan böyle bir durumu işaret ediyorsa ne yaparsınız peki?
Ya da “bilmiyorum” diyerek sorunun odağını senden kendisine kaydırmak istiyorsa? Yani herkes sorunun çözümünden çok onun kararsızlığına odaklansın diye. Belki sana sormak yerine “peki sen ne düşünüyorsun?” diyerek topu oyunda tutuyor. Bu da bir manipülasyon şekli olabilir mi?
Ya da “bilmiyorum” dediğinde aslında cevap vermekten kaçmak yerine kararını sana beyan etmek istemiyor olabilir mi? Çünkü senin tepkinin yükünü taşımak istemiyor. Direkt “kararsız mısın, yoksa söylemek mi istemiyorsun?” diye sıkıştırmayı denedin mi?
Ya “bilmiyorum” aslında bir garantileme yöntemiyse? Yani ne derse desin yanlış anlaşılma ihtimali olduğunu düşünüyor ve kendini güvenceye alıyor. Tam emin olana kadar sessiz kalmak gibi bir şey, bu durumda üstüne gitmek daha da kapatmaz mı?
Bilmiyorum"un bazen pasif-agresif bir “sen çöz” olduğunu hiç düşündünüz mü? Yani aslında konuyla ilgilenmediğini ama seni uğraştırmaktan da geri durmadığını gösteriyor olabilir. Böyle birine direkt “Senin fikrin yoksa ben istediğimi yaparım” desen, tepki ne olurdu mesela?
Bilmiyorum" söyleminin aynı anda birden fazla anlam taşıdığını ve her seferinde açık niyetli olmadığını düşünüyorum. Peki, niyeti anlamak için neden “bilmiyorum deme sebeplerini netleştirir misin?” gibi bir soruyla, daha doğrudan iletişim kurmayı denemiyoruz? Hem kaçışın yerini belli eder, hem de gereksiz tahmin yükünden kurtuluruz.
Bilmiyorum" derken tonlama ve zamanlama çok belirleyici bence. Mesela hızlıca söylenip konuyu kapatmaya çalışıyorsa ayrı, duraksayıp düşünüyorsa ayrı bir anlam çıkar. O anki bağlamı iyi analiz etmek lazım, bazen çok fazla anlam yükleniyor.
Peki ya “bilmiyorum” bazen tamamen dürüst bir kafa karışıklığıysa? İnsan her zaman bir cevaba sahip olmak zorunda hissetmemeli bence. Sırf bir şey söylemiş olmak için yanlış bir yönlendirme yapmamak adına dürüstçe bilmiyorum demek daha samimi bir seçenek olmaz mı? Olayı illa kaçış, manipülasyon ya da savunma mekanizması olarak görmek yerini daraltmıyor mu?
Bence "bilmiyorum"un samimiyetine karar vermek için sonraki hareketlerini izlemek önemli. Gerçekten kafa karışıklığından mı, yoksa seni oyalayıp topu gene eline alacak mı? Boşuna anlam yüklenmesin diye bekle, bakalım aksiyonu ne gösterecek.
Bilmiyorum"un samimiyeti kadar, bu cevaba verilen tepki de önemli olabilir mi? Yani karşıdakinin soruya yaklaşımı, uzayıp gitme ya da hemen kapanma eğilimini belirliyor. Belki de asıl mesele ne dediğinden çok, o ortamda nasıl bir dinamik kurulduğu. “Bilmiyorum” sonrası takip sorusu sormayan birinin, gerçekten bir cevap istemesi ne kadar olası?
Bilmiyorum" dediğinde karşı tarafın ciddiyetini ölçmek için hiç mevzuyu tamamen bırakmayı denediniz mi? Yani cevap almadıkça konuşmayı uzatmamak. Belki de gerçekten fikri olmadığında bile gereksiz bir yük bindiriyoruz. Belki sessizlik daha çok şey söyler.
Peki “bilmiyorum” dedikten sonra birden fikrinin netleşip ileriye dönük hareket etmeye başlayanlar? Yani aslında cevabı var ama zamana yayıyor veya spontane bir plan yapıyor. Bu durumda başta kafa karışıklığı gibi görünen şey, sonradan bir stratejiye dönüşmüş olmuyor mu sizce?